Eskiz Balkon Konuşmaları 1

By Admin
In DİĞER
02/Mayıs/2020
Okuma Süresi: 3 dk.

Merhaba sevgili okur. 


Neden böyle boktan bir domain aldın diyenler için kısa bir açıklama yapmak istiyorum;
karikatüristler bir takım deneme çizimlerini eskiz defteri adı verilen defterlere yaparlar. Bu blog da benim beynimdeki herhangi bir konuya ait taslaklara yer vereceğim bir not defteri tadında olacak. Ağırlıklı olarak yazılımla alakalı bir takım notlar tutacağım bu sitedeki hiçbir bilgi bir otoritenin ya da bir uzmanın bilgileri değildir. Özetle şahsıma ait subjektif bilgilerin ve fikirlerin yer aldığı bir karalama defteri olacağı için "eskiz", yazılım ağırlıklı olacağı için de .tech uzantılı bir isim daha mantıklı geldi. 


Blog açmaya ilk meylettiğim zamanlarda bloglar çok popülerdi. O kadar eski bir zamandan bahsediyorum ki muhtemelen yanlışlıkla bu bloga yolu düşen ziyaretçilerin yüzde 90'ının bir takım narenciyelerde vitamin olduğu zamanlardır diye iddiaya bile girebilirim.

Bu cümleden benimle ve blogla ilgili 2 sonuç çıkıyor aslında;


İlki yaşını başını almış biri olduğum (ki bloga ilk yazıyı yazdığım an itibariyle 36 yaşındayım)

Diğer sonuç da bu muhteşem blogu açmak için yaptığım hesapların, araştırmaların ve teknik çalışmaların yıllardır sürdüğü gerçeği. 

Beni yakından tanıyanların ikinci sonuç için kıs kıs güldüğünü, "siktir lan ibne tembelliğinden yıllardır bi blogu açamadın gitti" dediklerini duyar gibiyim ama okurlarımın bu terbiyesizce tavırlara aldırış etmeyeceklerine eminim =)


Blogumda siz yerine sen dilini kullanacam, karşımda tek bir kişi varmış gibi. Ayrıca bir takım imla kurallarına uymadan yazacam. Bu o imla kurallarını bilmediğim anlamına gelmiyor. Dahi anlamındaki de'nin ne zamanlar ayrı yazıldığını, her şey'in ayrı, birçok'un bitişik yazıldığı gibi birçok imla ve dilbilgisini kuralına hakimim. Az önce "yazacam" kelimesini kullandım mesela. Bunun doğrusunu biliyorum ama doğrusunu yazmak okurla arama aşırı ciddi ve samimiyetsiz bir duvar öreceği için tercih etmiyorum. Okur burayı okurken karşısında konuşuyormuşum gibi hissetsin istiyorum. Nefesimi yüzünde hissetsin, ağız kokumu alsın ama verdiğim muhteşem bilgilerin başdöndürücü etkisiyle ağız kokuma katlanıp siteden çıkamasın istiyorum. 


Çok uzatmayım. Okumanın bu denli zahmetli ve zevksiz bulunduğu, kitapların rafa kalktığı, uzun blogların yerine kısa tweetlerin tercih edildiği bir dönemde uzun uzun yazıp kimse tarafından okunmamayı kendime hedef olarak belirlediğim bu kutlu günde blogumun açılışını kırmızı kurdela kesmeden yapıyorum ve seni Norveç'te bulunan Mardalsfossen isimli şelalenin harika görüntüsüyle uğurluyorum sevgili okur. Görüşmek üzere...






Zaten İlk İçeriktesiniz Şu An...
Database bağlantı hatası: 1045 Access denied for user